30 Mart 2014 Pazar

AHŞAP HARFLERİMİZ


Merhaba, iyi haftalar..
Yeni evimizde Ahmet Tuna'nın kendi odası oldu demiştim, oyun odasının postunu paylaşmıştım odasına birkaç eklemek istediğim şey vardı; onlardan birisi bu ahşap harflerimizdi,birde keçe ve kumaştan bayrak banner yaptırdım bu harfleride duvara bannerın altına asmak istiyordum.Fakat bir türlü bannerları asamadık. (Yani nasıl asacağımı da bilmiyorum aslında, çift taraflı bant kağıtı bile tutmadı kalitesizdir belki diye umuyorum. İyi kalite çift taraflı bant alıp duvara takmayı deneyeceğim.) Hal böyle olunca Bizim ahşap herfler 1 aydır rafta duruyor bende bakıp bakıp duruyorum.Çok güzel oldular.Sevgili ahsapdecor'un ellerine sağlık.  www.ahsapdecor.com 

7 Mart 2014 Cuma

BU GÜNLERDE..

Zamanın hızına yetişmek mümkün değil, Ahmet Tuna ne zaman büyüyecek dediğim zamanlar çok küçüktü şimdi evde ki bilmiş bilmiş konuşan çocuk. Muhabbet edebiliyoruz artık, bazen değişik yorumlar yapıyor. Konuşmaya ilk başladığı zamanlar her cümlesine aaa ne dedi diyordum, not alıyordum. Şimdi o kadar şey konuşuyor ki, çok eğlendiğimiz güldüğümüz sözlerini de not alamaz oldum.
Anne işte, Ahmet Tuna ananede günlerimiz geçiyor.  Çocuklarla oynamayı çok seviyor, arkadaşları ve kuzeni  ile güzel oynayabiliyorlar artık. Ama erkek çocuk işte illa bir koşarak, zıplayacak, biri onu gıdıklayacak, kovalamaca oynayacak. Arabalarla oynar dimi erkekler bizimkisi oynamıyor. Evde yastık  ve peluş  oyuncak koleksiyonumuz var nerdeyse. Hayvanları seviyor birde, topla hiç alakası yok. Bu durumdan hiç şikayetçi değiliz futbolu sevmesini istemiyordum zaten, yapacak o kadar spor varken futbol oynamasın.
Birde tuvalet öğrenme derdimiz var, bana göre daha başlamadık, ama anne göre başladık. Poposunda bez var ama sürekli çişin var mı diye soruyoruz, bezi çıkarıp tuvalete oturtup çişini, kakasını yaptırıyoruz. Aslında bezi tamamen çıkarsak daha iyi öğrenecek ama, ben biraz daha havaların ısınmasını istiyorum. Kaza olduğunda yorgan kurumaz, halıları  yıkasan kurumaz, üşütür vs. gibi bahanelerim var. Gece yatmadan Wc ye gidiyoruz, bizimki tuvalet kağıdıyla oynuyor saç uzun saç yapıyormuş yerlere kadar uzatıyor tuvalet kağıdını, ”bu senin için,bu babam için,bu dayım” için diyor koparırken. Çok düşünceli JBende biran önce yapsa da çıksak derdinde oluyorum J Bakalım inşallah bezi tamamen çıkarırız ve artık bez takmıyoruz derim. Ve ümit ediyorum ki çok çiş kaka kazamız olmaz.

17 Şubat 2014 Pazartesi

ANTRE

Kapının girişine hem ayakkabılar hem kabanlar için portmanto konulur, portmanto sevmeyince dresuar havası verilmiş ayakkabılık güzel fikir oldu. Ayakkabılık; İkea,  Askı; Koçtaş,  Home yazısı; Karaca Home,   Çerçeve; İkea,   Çiçek; sevgililer günü çiçeğim  J
 
Çiçekleri sevmemek mümkün mü.Hele böyle güzel sunulursa..Doğum günümün sürpiz çiçeği eşimden ve oğlumdan. 'İyi ki doğdun' deyip çiçeği getirdiler Ahmet Tuna dedi ki; 'mum koyalım mı anne'  :)

3 Şubat 2014 Pazartesi

OYUN ODASI

Yeni evimizde ki 2. Ayımızı da bitirdik. Ahmet Tuna’nın oyun odası hayalimde ki şeklini aldı, ilerleyen zamanlarda  tülü de değişecek o zaman son halini almış olacak sanırım. Her zaman tül ve halı seçmek en zorlandığım kısım olmuştur. Kiracılıkta tüller ya eksik gelir yada fazla gelir, uymayan ve sinir bozan hep tüllerdir. Bu konuyu bir kenara bırakarak ev dekorasyonumda ki ilk postum oyun odamıza gelelim J

Eve taşınmaya karar verdiğimizde bu oda hemen oyun odası olarak canlandı kafamda, yatak odaları üst katta olduğu için Ahmet Tuna oyuncaklarını yukarıdan aşağıya indirecekti, misafir geldiğinde de çok zor olacaktı. Evde fazla oda olunca alt katta ki bir oda oyun odası oluverdi.  Çok da güzel oldu. Dağınıklık o odada kalıyor, çocuklar orda oynuyor. Böylece oturma odasında kalabalık ve göz yorgunluğu olmuyor.

Oyun halımız İVİ Trafik. Oyuncak dolabımız, masa ve sandalyeler İKEA'dan, stickerlarımız Evmanya'dan,masanın altında ki aktivite örtüsü Tchibo'dan, avizemiz Koçtaş'tan alındı.Bannar 2.yaş günümüz Mickey Mause konseptinden o da yerini buldu, güzel oldu.
Oyun odasını hazırladığımız dönemde oyuncak kutusu aradım.İstediğim gibi bir kutu bulamadım.En sonunda Koçtaş'ta mavi oyuncak kutularına kaldık ( en alt rafta duranlar)
Oyun hamurları ve makaslar masamızdan eksik olmaz,birde Leli ve Liko var tabi onları unutmamak lazım :)

19 Aralık 2013 Perşembe

AHMET TUNA'DAN SEÇMELER

Çocukların gerçekten farklı bir algı ve bakışları var. Size sıradan gelen bir film yada olay onlar için çok önemli olabiliyor.O an hayallerinde ne canlandırdıklarını ,olayları nasıl bağdaştırdıklarını daha sonra başka bir olayda ortaya  çıkarıyorlar. Ahmet Tuna’da bebekliğinden beri etrafındaki olayların farkında olan ve konuşmaya başlayınca kendini çok iyi ifade eden bir çocuk. Babası ile beraber Uçaklar filmini izlemişler, eşimde iş dolayısı ile sık sık yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerine giden birisi.Dün akşam "yarın Ankara’ya gidiyorum "dedi. Bende henüz araba kullanma işini çözemediğimden ,  bana” yarın Ahmet Tuna’yı kim anneme getirecek kardeşim yada babam” diye düşünmek kaldı.Yeni evimize taşındık  ama evde durduğumuz saat sayısı annemde durduğumuz saat sayısına eşit nerdeyse ,belki de az.Yine dün akşama dönersek , eşim Ahmet Tuna’ya “Ben gidiyorum babacım yarın uçağa bineceğim gel senide uçağa bindireyim” dedi.Ahmet Tuna hiç düşünmeden “hayır gitme uçak düşer,olmaz gelmem” dedi. Biz böyle bir cümleyi Uçaklar Filminden etkilenerek söylediğini anladık hemen. İnşallah uçak korkusu olmamıştır çocukta,yakın zamanda uçağa binmemiz gerekir diye düşünmeden edemedim.
 
Yine Ahmet Tuna’nın akıl yürütmelerinden bir örnek vermek istiyorum, buna benzer çok örnek yaşıyoruz aklımda kalan son olay şu; yine annemlerdeyiz her zaman ki gibi :) Ahmet Tuna iç merdivenlerden çıkmış, annemlerin merdiven boşluğunda onun oraya neden yapıldığını bilmediğimiz bir kapı var,sanırım karanlık olmasın ışık gelsin diye düşünülmüş J Ahmet Tuna o kapıya baktı ve “ordan kim çıkıyor” dedi. Bende” kimse çıkmıyor “ dedim. Sonra Ahmet Tuna hiç düşünmeden cevap verdi  “ o zaman onu oyaya neden yapmışlar” r lere bazen y diyor kendisi J  Bende “yanlışlıkla yapmışlar annecim” dedim. “oyaya çıkıp size el sallıcam” dedi. Ve sonra ben Ahmet Tuna’yı merdivenden indirdim.
Birde kendisine sadece ilk ismi ile “Ahmet” yada 2. İsmiyle “Tuna” denmesinden hiç hoşlanmıyor. “Ben Ahmet değilim” yada “ben Tuna değilim Ahmet Tuna’yım” diye düzeltiyor. Aferin benim oğluma diyorum çünkü biz iki ismini kullanmak istiyoruz,okula gidince de böyle derse herkes mecbur iki ismini kullanır.Ahmet Tuna.
Ahmet Tuna’dan seçmeler bu kadar, bütün takipçilerimize bizi okuyanlara kucak dolusu sevgiler.

13 Aralık 2013 Cuma

YENİ EV YENİ HAYAT


 
Aslında uzun zamandır yazmak istememe rağmen bir türlü yazamadım. Biz bu aralar yeni evimize alışmaya çalışıyoruz,10 gün önce taşındık. Ahmet Tuna’nın doğduğu evdi,güzel anılarımız oldu,inşallah bu evimizde de güzel anılarımız olur.Bu evimiz diğer evimize göre büyük ve dubleks, Ahmet Tuna’nın kendi odası var ve bir de oyun odası var.Hiç odası yokken 2 tane odası oldu.Son hallerine yaklaştılar.Fotoğraflar o zaman J Ev taşımak gerçekten zormuş unutmuşum,4 yıl sonra bu 2. taşınmamız ve 3. Evimiz oldu.Hepsini de sevdim. İnşallah bundan sonra kendi evimize taşınmak nasip olur diye dua ediyorum.
Ahmet Tuna yeni evimizi sevdi, biz içten merdiven olduğu için düşer mi acaba kapı yaptıralım diye düşünürken Ahmet Tuna’yı biraz gözlemledik,merdivenlerden çok dikkatli inip çıkıyor ve özellikle duvar tarafı daha geniş diye o taraftan çıkması için sık sık uyardık o da öyle yapıyor.Merdivenden inip çıkmayı oyun haline getirmedi bu bizi mutlu etti.Kapı yapmayı biraz erteledik ama bu arada inşallah bir kaza olmaz.Ama merdiven korkuluklarına branda gibi bir şey takmak gerekecek,yukardan ayaklarını salındırırken yakaladık bir kere.Allah korusun çok uğraşsa vücudunu da geçirir ordan.

Ahmet Tuna bu ay itibariyle 2 buçuk yaşında olacak, kocaman çocuk oldu. Artık kendi odasında ve kendi yatağında uyuyor.İngilizce kelimeler öğrenmeye başladı,daha önce ki posta pumpkin’i anlatmıştım. Daha çok kelime ekledi,bizde nesnelerin İngilizcesini söylüyoruz özellikle eşimle karşılıklı çalışıyorlar.Sonra öğrendiği nesneyi gördüğünde önce Türkçe sonra İngilizce söylüyor .Öğrendiği kelimeler; Kutu- box /  balık-fish / fil- Elephant / Kedi – Cat /Köpek-Dog / Elma – Apple / Kabak- Pumpkin . Öğretmeye çalıştığımız başka kelimeler var ama henüz aktif kullanamıyor onları.Yada hatırlayamıyor.Bu sıralar pek ilgilenemiyorum diye çok üzülüyorum aslında,toplanma,taşınma,yerleşme derken onuda ihmal ettim biraz.Akşamları da çok verimli olmuyor, bir hafta sonu var onda da yaptığımız aktivite oyun oynamak,ve oyuncak hikayesi izlemek. Oysa ki aktivite kutusu aldım Bardabas’tan, 2 tane kutuya hiç bakamadık nerdeyse. www.bardabas.com . Evimize tam yerleşelim daha çok ilgilenebilmeyi umuyorum.

Bardabas aktivite kutusundan biraz bahsetmek istiyorum,bir arkadaşım bahsetmişti o da bir arkadaşından duymuş ama denememiş bende Ahmet Tuna için aldım,3 aylık abone olduk.Her ay bir tema oluyor ve çocuğun yaşına göre bir kutu hazırlıyorlar.Tema için hangi malzeme gerekiyorsa kutuya tüm malzemeleri koyuyorlar.Böylece kırtasiyeye gidip ne lazım diye aramamış oluyorsunuzAhmet Tuna kesip yapıştırmayı çok sevdiği için her şeyi kendim yapıcam diyor ama tabi beraber yapıyoruz. Güzel bir hediye olabilir deneyebilirsiniz.Tavsiye ederim.
 
Son olarak eski evden taşınmadan önce Ahmet Tuna’nın annemlerin karşı komşusunun bahçesinde gördüğü bal kabağını namı diğer pumpkin’i bahçeden alıp ağız,burun,göz yapma hayallerini gerçekleştirdik,tamda Ahmet Tuna’ya göre bir kabaktı çok da güzel oldu.İçine de mum koyduk,İpad’te  izlediği pumpkin’in aynısı oldu. İşte fotoğrafları.
 
Benim bal kabağım

25 Kasım 2013 Pazartesi

MUTLULUK KAYNAKLARIM

25 Kasım 2007 ve 2013.6 yıl önce imza attığım soy adıma bir isim daha eklendiği, bir aile kurulduğu gün bu gün . Evlilik yıl dönümümüz. Sizi seviyorum ailem, büyük aşkım ve küçük aşkım, mutluluk kaynaklarım. Hayat sizinle güzel.Rabbim güzel günler göstersin daima,hiç ayrılmayalım.
 
 6.Yıl Dönümü Çiçeğim,çok güzel günüme neşe kattı.
 
Günüme neşe katan diğer güzellik Ahmet Tuna'mın keçe kapı süsü,Sevgili Gülsün'ün ellerine sağlık. ( handmadewithlovebygulsun.blogspot.com )Yeni evimize yerleştiğimizde oğluşun odası olacak,ve anne boş durur mu hemen bir kapı süsü yaptırır,başka planlarımda var diğer ayrıntılar eve yerleştikten sonra inşallah.
 

24 Ekim 2013 Perşembe

28.Ay

Ahmet Tuna  28 aylık oldu. 28. Ayda kendini çok iyi ifade eden, oyun hamurları ile oynamayı,boya yapmayı, zıplamayı, koşmayı seven bir çocuk. Bebekliğin zorluğundan tamamen çıktık sadece tuvalet eğitimi kaldı,onu da yakın zamanda halledeceğiz inşallah. Oyun kurmayı da öğrendiği için kendi kendine iyi vakit geçirebiliyor. Artık oyuncak almıyoruz ona, o kadar çok doydu ki şu sırlar pek ilgilenmiyor.Daha çok boya yapmak istiyor,oyun hamuru ile oynamak istiyor.Yada birisi saklanacak Ahmet Tuna onu bulacak, hiç bir şey bulamasa yatağın üstüne çıkıp zıplayacak. Arada arabaları ile oynuyor tabi ama daha çok keşfetmeyi seviyor. Ezberi çok kuvvetli  ona söylediğimiz şarkıları sonra o bize söylemeye başlıyor. Minimini bir kuş, fış fış kayıkçı ve benim annem güzel annem şarkılarını söylüyor.Geçen gün dışarı çıkmak için hazırlanırken kendi kendine “küçücükken baş ucumda bana ninni söylerdin,sabahları başucumda beni okşar severdin.Benim annem güzel annem beni al kollarına,kucağında uyut beni ninniler söyle bana” dedi ben çok şaşırdım bu ninniyi  hiç şaşırmadan söylediğini ilk kez duymuştum.Sonra çok beğendim yine söyle dedim, aklına gelmediği yer de “sonra neydi” deydi ben söylerken “söyleme söyleme “dedi kendi devam etti. Yavrum benim sevgisi bambaşka bir şey. Bu sıralar İngilizce’yi sevmeye başladı.İpad de dinlediği şarkıları söylemeye çalışıyor.İngilizce alfabeyi öğrenmiş, başından biraz sonundan biraz baya bir söylüyor şarkı gibi. Cat - kedi diyor.Box - kutu diyor. Bazende anlamadığım bir şeyler söylüyor.”Ne söylüyorsun anlamıyorum” dediğim zaman “İngilizce söylüyorum” diyor J Dün akşam biz yemek yerken o da sandalyesinde ipad’e bakıyordu “Pumpkin aç” dedi,biz anlayamadık tabi tekrar sorduk bu sefer “dans eden kabak aç” dedi.İngilizce balkabağı diyormuş meğer. Beni çok eğlendiriyor, hem seviyorum hem gülüyorum neşe kaynağımız bizim o. Nazar değmesin maşallah subhanallah. Her gece uyumadan önce dişlerimizi fırçalıyoruz.Bir kere çok çukulata yemek istedi annemdeydik, misafir vardı “çok çukulata  yeme dişlerin çürür” dediler. Ahmet Tuna’da her “akşam dişlerimi fırçalıyorum” diye cevap verdi. Söyleyen kişide pişman olmuştur artık J Henüz kendi kendine uyumuyor,illa ben yanında yatacağım ona masal anlatacağım öyle uyuyacak. Uyumadan önce dua okuyalım diyorum,ezberlediği iki tane dua var onları okutuyorum, bir tanede henüz çalıştığımız bir dua var onu ben okuyorum Ahmet Tuna tekrarlıyor sonra masal anlatma kısmına geçiyoruz,uyuması bile böyle bir seranomi.Bana dün akşam ne yapmıştık diyor bazen, sonra aklına gelen bir şeyleri anlatıyor. Daha önce olsa bile o dün akşamdı J  Uzun bayram tatilinde Jurasicland’a gittik orda dinazorları inceledik, 3 boyutlu bir film izledi hani şu 10D olanlardan,Ahmet Tuna’da gözlükle izledi biraz korktu tabi, biz” korkma gerçek değil” dedik, cesur bir çocuk olmasını istiyorum. Ordan çıktıktan sonra “ ben korkmadım” dedi. Sonra dinazor ünitelerine girdik,kuluçka ünitesi, uysallar ünitesi,vahşiler ünitesi,veteriner ünitesi. Gerçeğe yakın yapmaya çalışmışlar, iyi ki şimdi yaşamıyorlar J Sonra Ahmet Tuna müze çıkışında Dinazor yumurtası boyadı. Uyumadan önce bazen aklına geliyor anlatıyor bana.
Top havuzunda oynamayı her çocuk sever sanırım, birde zıplamayı.. Şu sıralarda onu çok eğlendiren oyunlar arasındalar. Evde de babasının ayaklarında zıplamak istiyor o kadar takmış durumda yani J Bu bloğu yazıyorum çünkü ilerde ne yapmıştık diye okumak eğlenceli olsun istiyorum. Her ay neler yaptığımızı unutmayalım, yazılan bir hatıra kalsın istiyorum.
Top havuzunda yüzerken :)
 
Bayramda büyük dedesi ile bayramlaşırken
 
Jurassicland'da bir gün (Jurassicland Forumistanbul'da- Bayrampaşa/İstanbul )
 
Jurassicland'da dinazor yumurtası boyuyor,önlüğü ben yanımda götürdüm giderken.

4 Ekim 2013 Cuma

HOŞGELDİN KIŞ

Bu gün bana bir iç ses; “ hayat güzel bir etrafına bak dedi. Sağlığın yerinde, ailen yanında, sevdiklerin yanında. Hayatında ki karanlık dediğin dönemler bile sonunda aydınlığa çıkıyor, her insan bu  kadar şanslı olmayabiliyor dedi. Sen neden kendi kendini üzecek şeyler buluyorsun. Mutlu olmayı bil dedi. İnsanları mutlu etmek mi seni mutlu ediyor, o zaman olduğun gibi davranmaya devam et , yine ara sor, kincilik yapma, olayları abartma dedi. O zaman hayatı kaçırırsın kendi iç aleminde mutsuz olmaya devam edersin, kıskanç ve mutsuz insanların söylediklerini kafana takıp kendini mutsuz etme dedi. Ne söylerlerse söylesinler ‘ben böyle mutluyum sizi duymuyorum  bile’ demeyi bil dedi.”
Bir mutluluk yayıldı içime, gülümsedim. Teşekkürler iç ses. Yeniden bir umut geldi hayatıma. Her şey düzelir yeter ki sen buna inan…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...