4 Mayıs 2014 Pazar

6.HASTALIK

Herkese iyi haftalar.
Geçtiğimiz hafta Ahmet Tuna’nın ateşlendiğinden bahsetmiştim.3 gün boyunca geçmeyen ateş bizi biraz telaşlandırdı. Bebekliğinden beri ateşle bir mücadelemiz var, biraz alışkın olsak da her ateşlenmesi farklı , bizi ve Ahmet Tuna’yı etkiliyor.
3 gün yüksek ateş 4.gün geçti, günlerden 1 Mayıs. Biz evdeyiz Ahmet Tuna biraz huysuz, parka gidelim diye tutturdu. Ben geçen hafta üşüttü sandığım için pek dışarı çıkarma taraftarı değildim. Arasta Park’a gidelim dedik. Eve geldik, uyuyup uyandıktan sonra vücudunda kırmızı kırmızı benekler çıktığını gördüm. İlk aklıma gelen kızamık, yada kızıl oldu. Aşı oldukları için herhalde böyle geçiriyorlar dedim. Ertesi gün doktorumuz Halil Bey ile konuştuk, şehir dışındaymış. Birkaç fotoğraf gönderdim. 6. Hastalık geçirdiğini söyledi, ateşi tekrar çıkmadıysa kendi haline bırakın dedi. Ve kırmızı benekler 3. Günün sonunda yok gibi bir şeydi. Artık geçtiler Ahmet Tuna normal haline döndü.
6.hastalık ile ilgili internetten bulduğum açıklayıcı bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Çok telaşlanacak bir hastalık değil yine de dikkatli olmak lazım.


6.NCI HASTALIK
Bu hafta hemen hemen bebekken hepimizin geçirdiği, bizim bebeklerimiz yakalandığında da bizleri bayağı telaşlandıran 6. Hastalığı konuşacağız. Söyleşimizi Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı , sevgili Dr. Türker Erkcan ile yaptık. Bu konuda aldığımız doyurucu bilgiyi sizlerle paylaşıyoruz:

Anne ve babalara “Altıncı Hastalık “ olarak bahsedilen bu hastalık nedir.?
Altıncı hastalık genellikle 6 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklarda görülen , 3-4 gün Yüksek ateşle seyreden ve ateşin hemen ardından pembe pembe küçük döküntü dediğimiz lekeler oluşturan , Virüslerin sebep olduğu bir hastalıktır.
Etkeni Herpes virüs tip 6 denilen bir virüstür. Çocukluk çağında yüksek ateşle seyreden ve genellikle de gereksiz yere yüksek doz antibiyotik kullanılmasına neden olan bir hastalıktır.Hastalığın geçirildiği sırada ateşin oldukça yüksek seyretmesi ve hiçbir hastalık belirtisi göstermeden 3-4 gün kadar sürekli çıkıp inmesi aileleri oldukça tedirgin eder ve paniğe kapılmalarına neden olur.
Hekimler yönünden de bakıldığında ateşin olduğu dönemde hiçbir muayene belirtisi vermemesinden dolayı ve nedeni belli olmayan bir ateş görüntüsü vermesi dolayısı ile hekimleri de çok huzursuz eder ve çoğu hekim de 3-4 gün sonra döküntüleri gördüğünde Ateşin düşmesi ile aile ile birlikte derin bir nefes alıp oh be der.......!
6.Hastalık ingilizcede Roseola, Roseola infantum, 3-Day-Fever (3 Günlük Ateş), baby measles ve rose rash olarak da bilinir. Hatta bizim gibi “sixth disease” de denilir.

Çocuklarda hangi yaş gurubunda görülür? Mevsimlerin etkisi varmıdır.? Bu dönem geçtikten sonra yakalanma ihtimali yok mudur?
Altıncı hastalık çocukluk çağında sıklıkla 6 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklarda görülür,Görülme sıklığına bakılıdığında özellikle ilkbahar ve sonbaharda daha sık olarak görüldüğü tespit edilmiştir.
Hastalık pek tabii ki farklı mevsimlerde de görülebilir. Ancak bebek ve çocukların bir hastalığıdır .Geçirildikten sonra hayat boyu bağışılık bırakır ve bir daha geçirilmez...

Aşısı yok mudur?
Altıncı hastalık için henüz hazırlanmış bir aşı yoktur.

Ne gibi belirtiler verir?
Altıncı hastalıkta döküntüler görülünceye kadar en önemli belirti Yüksek ateştir. Bunun yanında huzursuzluk olabilir.onun dışında belirgin bir belirti olmaz. Çocuk 39 -39.5 derece ateş içerisinde eller ayaklar hafif morarmış ve titrer şekilde genelde acil servise müracacat eder bir kısmında ateşe bağlı kasılmalar ve havale geçirme şikayetleri ile acil olarak hastahaneye müracacat edildiği görülür.Çok ağır geçirenlerde bazen baş ağrısı ,bulantı kusma dalgınlık kendinden geçme sayıklama uykuya eğilim uyanamama gibi bir durum görülebilir...Eğer çocuk yeterince sıvı alamazsa cildinde kuruluk gözlerinde hafif çökme halsızlik olabilir...Döküntüler görüldüğünde pembe gövdeye yayılan döküntüler önemlidir...

Döküntü diğer hastalıklardan nasıl ayırt edilir?
3-4 gün kadar belirli bir hastalık nedeni olmadan sadece huzursuzluk ve yüksek ateşle seyreden ve çocuk doktoru tarafından muayene edildiğinde herhangi bir hastalık odağı bulunamayan bir viral enfeksiyondur.. 3-4 gün süren bir ateşli dönemden sonra döküntülerin olması.ve hızla aniden ateşin düşüp kaybolması karekteristiktir..Bu çok önemli bir belirtidir Zira diğer hastalıklarda örneğin kızamık ta genelde döküntü ile birlikte ateş başlar...
Ayrıca diğer çocukluk çağı hastalıklarında döküntü boyun ve yüzden başlarken 6 hastalıkta döküntüler gövdeden başlar ve daha sonra kollara yayılır.....
Döküntüler tip olarak da diğer hastalıklardan farklıdır , görülür görülmez kısa bir süre içerisnde 2-3 saat gibi hemen solmaya başlarlar 2- 3 günde de kaybolurlar geriye de bir iz bırakmazlar....
Döküntüler pembe renkli maküler dediğimiz küçük mercimek kadar yada makülopapüler dediğimiz hafif ortası kabarık beneklerdir ve döküntülere parmağımızı bastırıp çektiğimizde solarlar.Tüm bunların yanında pembe renkli döküntüler başladığında veya hemen öncesi göz kapaklarında da hafif bir şişme olur. Bu da önemli bir belirtidir...

Diş çıkarma ile karışmaması için neye dikkat etmek gerekir?
Diş çıkarma döneminde çocuklar çok kolay enfeksiyonlar aldıklarından dolayı hafif üst solunum yolu enfeksiyonları ,hafif ishaller çok sık görülür..Nedeni ise damaklarının kaşınmasından dolayı ellerini ve diğer bütün cisimleri sürekli ağızlarına koymalarıdır.Ayrıca uykusuzluk ve huzursuzluk ,iştahsızlık bu dönemde bebeklerin bağışıklık sistemlerini zayıflatır.Nedeni ne olursa olsun bebeğin genel durumunu bozan hastalıklar.38.5 ve üzerindeki ateşli hastalıklarda bütün bebeklerin mutlaka çocuk uzmanı tarafından kontrol edilmeleri gerekir.Büyük çocuklarda çok yüksek ateş yoksa genel durumu da iyiyse basit bir enfeksiyondur denilip parasetamol verilip takip edilebilir.
6 hastalıkta genelde 39 ve üzerinde ciddi bir ateş ve huzursuzluk vardır.....! Ateşin çok yüksek seyretmesi ve çocuğun yaşamını sıkıntılı bir hale getirmesi nedeni ile diğer basit viral enfeksiyonlardan ayrılır....!

Nasıl bulaşır ? Hastalığı bir defa geçiren çocuğun bir daha geçirme ihtimali var mıdır?
Hastalık bir üst solunum yolu enfeksiyonu hastalığı olduğu için genelde hasta olan bebeğin yada çocuğun öksürük, hapşırık yoluyla ortama yaydığı damlacıklarla bulaşır.Bunları yayan çocuğun bulunduğu ortamda bulunan herkes bulaşabilir. Bulaşma solunum yoluyla olduğu için kalabalık ortamlar bebekler için büyük risk taşır.Ne olursa olsun hertürlü ateşli hastalığı olan çocukların diğer sağlıklı bebeklerden izole edilmesi gereklidir.korunmada da genel hijyen kurallarına dikkat edilir. Eler iyi yıkanır, bebeğin temas ettiği herşey dezenfekte edilir. Özellikle ağzına götürdüğü bütün cisimler sterilize”mikroplarından arındırma” edilmelidir.Genelde virüs alındıktan 10-17 gün “ortalama 9 gün” kadar insanın vücudunda bir üreme dönemi sessiz dönem yada bizim kuluçka dönemi dediğimiz bir dönem geçirir.
Hastalığı bir defa geçiren bir çocuk hayatı boyunca bir daha bu hastalığı geçirmez hayat boyu bağışıklanmış olur.

Hastalık kaç gün sürer? Tedavisiz bırakılırsa daha kötü sonuçları olabilir mi ?
Hastalık genelde 1 hafta kadar sürer bunun 3-4 günü ateşli dönemdir geri kalan 2-3 günü de vücutta döküntülerin olduğu dönemdir.
Hastalığın özel bir tedavisi yoktur.. Yüksek ateşli bir hastalık olduğu ,döküntüler geç ortaya çıktığı ve Erken dönemde herhangi bir muayene belirtisi de vermediği için hem aileyi hemde çocuk hekimini huzursuz eden bir hastalıktır.
Çok sıkı takip edilmesi gerekir.Diğer hastalıklarla karışmaması için çok yüksek ateşli çocuklarda kan testleri kontrol edilebilir.Hatta hastalığı ağır geçirenlerde, dalgınlık, uyku hali, havale geçirme gibi hallerde istenirse Herpes virüs Tip 6 IgM serolojik olarak tespiti yapılıp tanı kesinleştirilebilir.
İlaç olarak paresatamol verilip ateş kontrol altında tutulur. Ilık uygulama yapılabilir ve çocuğa bol sıvı verilir. Taze meyve suları, sulu çorbalar verilebilir.
Hastalığın kendisi çok kafaya takılmaması gereken bir hastalık olarak ifade edilir.Ancak ateşli dönemde bazı çocuklarda “ febril konvülziyon “ dediğimiz ateşli havaleye sebep olabilir ve bazen beyin tutulumu “ensefalite” neden olabilir. O nedenle her zaman hekim kontrolünde hastanın yakın takibi önerilir...

Tedavi olarak ne yapılmalıdır?
Hastalığın kendine özel bir tedavisi yoktur.Ancak ateşin düşürülmesi için Parasetamol, bol sıvı ve özel olarak bebeğin bakımı ve yakın takibi yapılmalıdır.
Her hastalıkta olduğu gibi beslenme ve bakım çok önemlidir.Çocuklar hasta olduklarında sıvı almak ,yemek yemek istemezler. Herşeyi red etme eğilimleri vardır..Ailelere bu durumlarda çok büyük sabır ve emek düşer.Sürekli derece ile ateş ölçümleri yapılıp çocukla yakınen ilgilenip onları kandıra kandıra bol sıvı ile takviye etmeli taze meyve suyu kokteyilleri, sulu çorbalar hazırlamalı ve kaşık ellerinde kandıra kandıra bunları onlara oyunlar eşiliğinde sunmalıdırlar....!

6 hastalık geçiren bir hasta mutlaka hekime başvurmalımıdır ?
Altıncı hastalık teşhisini koymak kolay değildir. Aileler için yüksek ateş çok tedirgin edici bir durumdur.Ayrıca Ateşin nereden kaynaklandığı bulununcaya kadar, yada 6. hastalık geçirdiği kesinleşinceye kadar hastanın bir çocuk uzmanının takibinde kalması daha uygundur.
Hasta , bir çocuk uzmanının kontrolünde olmalı ve.aşağıda görülen durumlarada mutlaka yeniden çocuk doktoru aranmalıdır.
. Çocuğun ateşi düşmeden döküntüler başlamışsa,
. Ateşi düşen çocuk tekrar ateşlenirse,
. Çocuğa yeterli sıvı verilemiyor, yeterli beslenemiyorsa,
. Dalgınlık ,uykuya eğilim kolay uyandırılamama ,hayal görme, sayıklama görülürse,
. Ciddi baş ağrısı, ensesini kasma, fazla hareket ettirememe görülürse,
. Fazla sayıda tekrarlayan kusmalar olursa,
. Nefes alma güçlüğü,göğüs ağrısı, şiddetli öksürük varsa,
. Çocuk başlangıca göre daha kötü görünüyorsa.

28 Nisan 2014 Pazartesi

AHMET TUNA'M

Ahmet Tuna’m, canım oğlum, yaşama sevincim, mutluluğum…
Allah’a seni bize verdiği için binlerce şükür, sağlığına binlerce şükür. Bunu her düşündüğümde gözlerim dolar, yeterince şükretmiyor muyuz acaba diye düşünürüm. Allah bizi seninle imtihan etmesin, sağlığına ve sana bir şey olmasın. Hep bunun için dua ediyorum. Rabbim seni korusun. Biraz hastalandığında, ateşlendiğinde o kadar üzülüyorum ki. Allah bütün şifa bekleyen hastalara şifa versin. Oturup çocukları hasta olan annelere dua ediyorum birde, bütün çocuklar ve anneleri gülsün, hiç ağlamasınlar…
Bu gün duygusalım biraz, dün akşam Ahmet Tuna biraz ateşlendi, çocuk işte arada öyle oluyor. Ahmet Tuna’yı öperek ateş derecesini ölçer hale geldiysem ateşten korkmamdandır. Önemli bir şey değil, soğuk algınlığı muhtemelen. Bu kadar da hassas bir çocuk işte, hemen hasta olunmaz ki ama. Aslında bu gün Ahmet Tuna’yı bırakıp işe gelmem bu gün ki duygusallığım, yanında olup ona sarılmak istiyorum ama işte olmam lazım, durum bu.Annelik işte, bütün gün beraber olduğumuzda geçinemeyip onsuz olduğumda da onu çok özleyen bir anne J

24 Nisan 2014 Perşembe

AHMET TUNA'NIN ODASI

Ahmet Tuna’nın odası yavaş yavaş son haline yaklaştı halı ve tül değişikliğinden sonra bambaşka bir oda oldu sanki. Bu arada bannerlarımızı asabildik, ben bu odayı çok sevdim J

Bannerı Gülsün Hanım'a yaptırdım,duvarımıza da çok yakıştı, tavanda ki yıldızlarımız gece olunca çok güzel parlıyorlar.
 (Bu da Gülsün Hanım'ın bloğu http://handmadewithlovebygulsun.blogspot.com.tr/ )

Halı English Home, oda takımımız Ahmet Tuna doğmadan önce Meltem Mobilya'dan alınmıştı,büyüyen yataktı rafı ve kapaklı dolabı ayırdık.

Avize İkea

Karşı duvara çoklu çerveçe beğendim ilerleyen aylarda birkaç yeni parça eklenebilir bu odaya. Pencerenin sağ tarafında ki kapaklı dolabın olduğu tavana mavi kağıttan pon pon çiçeklerimizde eklendiği zaman hayalimde ki çocuk odası son halini bulmuş olacak. Ha birde English Home'da beğendiğim yatak örtüsü unutmayayım. Hepsini aynı anda yapamayınca aylara böldüm ;)

30 Mart 2014 Pazar

AHŞAP HARFLERİMİZ


Merhaba, iyi haftalar..
Yeni evimizde Ahmet Tuna'nın kendi odası oldu demiştim, oyun odasının postunu paylaşmıştım odasına birkaç eklemek istediğim şey vardı; onlardan birisi bu ahşap harflerimizdi,birde keçe ve kumaştan bayrak banner yaptırdım bu harfleride duvara bannerın altına asmak istiyordum.Fakat bir türlü bannerları asamadık. (Yani nasıl asacağımı da bilmiyorum aslında, çift taraflı bant kağıtı bile tutmadı kalitesizdir belki diye umuyorum. İyi kalite çift taraflı bant alıp duvara takmayı deneyeceğim.) Hal böyle olunca Bizim ahşap herfler 1 aydır rafta duruyor bende bakıp bakıp duruyorum.Çok güzel oldular.Sevgili ahsapdecor'un ellerine sağlık.  www.ahsapdecor.com 

7 Mart 2014 Cuma

BU GÜNLERDE..

Zamanın hızına yetişmek mümkün değil, Ahmet Tuna ne zaman büyüyecek dediğim zamanlar çok küçüktü şimdi evde ki bilmiş bilmiş konuşan çocuk. Muhabbet edebiliyoruz artık, bazen değişik yorumlar yapıyor. Konuşmaya ilk başladığı zamanlar her cümlesine aaa ne dedi diyordum, not alıyordum. Şimdi o kadar şey konuşuyor ki, çok eğlendiğimiz güldüğümüz sözlerini de not alamaz oldum.
Anne işte, Ahmet Tuna ananede günlerimiz geçiyor.  Çocuklarla oynamayı çok seviyor, arkadaşları ve kuzeni  ile güzel oynayabiliyorlar artık. Ama erkek çocuk işte illa bir koşarak, zıplayacak, biri onu gıdıklayacak, kovalamaca oynayacak. Arabalarla oynar dimi erkekler bizimkisi oynamıyor. Evde yastık  ve peluş  oyuncak koleksiyonumuz var nerdeyse. Hayvanları seviyor birde, topla hiç alakası yok. Bu durumdan hiç şikayetçi değiliz futbolu sevmesini istemiyordum zaten, yapacak o kadar spor varken futbol oynamasın.
Birde tuvalet öğrenme derdimiz var, bana göre daha başlamadık, ama anne göre başladık. Poposunda bez var ama sürekli çişin var mı diye soruyoruz, bezi çıkarıp tuvalete oturtup çişini, kakasını yaptırıyoruz. Aslında bezi tamamen çıkarsak daha iyi öğrenecek ama, ben biraz daha havaların ısınmasını istiyorum. Kaza olduğunda yorgan kurumaz, halıları  yıkasan kurumaz, üşütür vs. gibi bahanelerim var. Gece yatmadan Wc ye gidiyoruz, bizimki tuvalet kağıdıyla oynuyor saç uzun saç yapıyormuş yerlere kadar uzatıyor tuvalet kağıdını, ”bu senin için,bu babam için,bu dayım” için diyor koparırken. Çok düşünceli JBende biran önce yapsa da çıksak derdinde oluyorum J Bakalım inşallah bezi tamamen çıkarırız ve artık bez takmıyoruz derim. Ve ümit ediyorum ki çok çiş kaka kazamız olmaz.

17 Şubat 2014 Pazartesi

ANTRE

Kapının girişine hem ayakkabılar hem kabanlar için portmanto konulur, portmanto sevmeyince dresuar havası verilmiş ayakkabılık güzel fikir oldu. Ayakkabılık; İkea,  Askı; Koçtaş,  Home yazısı; Karaca Home,   Çerçeve; İkea,   Çiçek; sevgililer günü çiçeğim  J
 
Çiçekleri sevmemek mümkün mü.Hele böyle güzel sunulursa..Doğum günümün sürpiz çiçeği eşimden ve oğlumdan. 'İyi ki doğdun' deyip çiçeği getirdiler Ahmet Tuna dedi ki; 'mum koyalım mı anne'  :)

3 Şubat 2014 Pazartesi

OYUN ODASI

Yeni evimizde ki 2. Ayımızı da bitirdik. Ahmet Tuna’nın oyun odası hayalimde ki şeklini aldı, ilerleyen zamanlarda  tülü de değişecek o zaman son halini almış olacak sanırım. Her zaman tül ve halı seçmek en zorlandığım kısım olmuştur. Kiracılıkta tüller ya eksik gelir yada fazla gelir, uymayan ve sinir bozan hep tüllerdir. Bu konuyu bir kenara bırakarak ev dekorasyonumda ki ilk postum oyun odamıza gelelim J

Eve taşınmaya karar verdiğimizde bu oda hemen oyun odası olarak canlandı kafamda, yatak odaları üst katta olduğu için Ahmet Tuna oyuncaklarını yukarıdan aşağıya indirecekti, misafir geldiğinde de çok zor olacaktı. Evde fazla oda olunca alt katta ki bir oda oyun odası oluverdi.  Çok da güzel oldu. Dağınıklık o odada kalıyor, çocuklar orda oynuyor. Böylece oturma odasında kalabalık ve göz yorgunluğu olmuyor.

Oyun halımız İVİ Trafik. Oyuncak dolabımız, masa ve sandalyeler İKEA'dan, stickerlarımız Evmanya'dan,masanın altında ki aktivite örtüsü Tchibo'dan, avizemiz Koçtaş'tan alındı.Bannar 2.yaş günümüz Mickey Mause konseptinden o da yerini buldu, güzel oldu.
Oyun odasını hazırladığımız dönemde oyuncak kutusu aradım.İstediğim gibi bir kutu bulamadım.En sonunda Koçtaş'ta mavi oyuncak kutularına kaldık ( en alt rafta duranlar)
Oyun hamurları ve makaslar masamızdan eksik olmaz,birde Leli ve Liko var tabi onları unutmamak lazım :)

19 Aralık 2013 Perşembe

AHMET TUNA'DAN SEÇMELER

Çocukların gerçekten farklı bir algı ve bakışları var. Size sıradan gelen bir film yada olay onlar için çok önemli olabiliyor.O an hayallerinde ne canlandırdıklarını ,olayları nasıl bağdaştırdıklarını daha sonra başka bir olayda ortaya  çıkarıyorlar. Ahmet Tuna’da bebekliğinden beri etrafındaki olayların farkında olan ve konuşmaya başlayınca kendini çok iyi ifade eden bir çocuk. Babası ile beraber Uçaklar filmini izlemişler, eşimde iş dolayısı ile sık sık yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerine giden birisi.Dün akşam "yarın Ankara’ya gidiyorum "dedi. Bende henüz araba kullanma işini çözemediğimden ,  bana” yarın Ahmet Tuna’yı kim anneme getirecek kardeşim yada babam” diye düşünmek kaldı.Yeni evimize taşındık  ama evde durduğumuz saat sayısı annemde durduğumuz saat sayısına eşit nerdeyse ,belki de az.Yine dün akşama dönersek , eşim Ahmet Tuna’ya “Ben gidiyorum babacım yarın uçağa bineceğim gel senide uçağa bindireyim” dedi.Ahmet Tuna hiç düşünmeden “hayır gitme uçak düşer,olmaz gelmem” dedi. Biz böyle bir cümleyi Uçaklar Filminden etkilenerek söylediğini anladık hemen. İnşallah uçak korkusu olmamıştır çocukta,yakın zamanda uçağa binmemiz gerekir diye düşünmeden edemedim.
 
Yine Ahmet Tuna’nın akıl yürütmelerinden bir örnek vermek istiyorum, buna benzer çok örnek yaşıyoruz aklımda kalan son olay şu; yine annemlerdeyiz her zaman ki gibi :) Ahmet Tuna iç merdivenlerden çıkmış, annemlerin merdiven boşluğunda onun oraya neden yapıldığını bilmediğimiz bir kapı var,sanırım karanlık olmasın ışık gelsin diye düşünülmüş J Ahmet Tuna o kapıya baktı ve “ordan kim çıkıyor” dedi. Bende” kimse çıkmıyor “ dedim. Sonra Ahmet Tuna hiç düşünmeden cevap verdi  “ o zaman onu oyaya neden yapmışlar” r lere bazen y diyor kendisi J  Bende “yanlışlıkla yapmışlar annecim” dedim. “oyaya çıkıp size el sallıcam” dedi. Ve sonra ben Ahmet Tuna’yı merdivenden indirdim.
Birde kendisine sadece ilk ismi ile “Ahmet” yada 2. İsmiyle “Tuna” denmesinden hiç hoşlanmıyor. “Ben Ahmet değilim” yada “ben Tuna değilim Ahmet Tuna’yım” diye düzeltiyor. Aferin benim oğluma diyorum çünkü biz iki ismini kullanmak istiyoruz,okula gidince de böyle derse herkes mecbur iki ismini kullanır.Ahmet Tuna.
Ahmet Tuna’dan seçmeler bu kadar, bütün takipçilerimize bizi okuyanlara kucak dolusu sevgiler.

13 Aralık 2013 Cuma

YENİ EV YENİ HAYAT


 
Aslında uzun zamandır yazmak istememe rağmen bir türlü yazamadım. Biz bu aralar yeni evimize alışmaya çalışıyoruz,10 gün önce taşındık. Ahmet Tuna’nın doğduğu evdi,güzel anılarımız oldu,inşallah bu evimizde de güzel anılarımız olur.Bu evimiz diğer evimize göre büyük ve dubleks, Ahmet Tuna’nın kendi odası var ve bir de oyun odası var.Hiç odası yokken 2 tane odası oldu.Son hallerine yaklaştılar.Fotoğraflar o zaman J Ev taşımak gerçekten zormuş unutmuşum,4 yıl sonra bu 2. taşınmamız ve 3. Evimiz oldu.Hepsini de sevdim. İnşallah bundan sonra kendi evimize taşınmak nasip olur diye dua ediyorum.
Ahmet Tuna yeni evimizi sevdi, biz içten merdiven olduğu için düşer mi acaba kapı yaptıralım diye düşünürken Ahmet Tuna’yı biraz gözlemledik,merdivenlerden çok dikkatli inip çıkıyor ve özellikle duvar tarafı daha geniş diye o taraftan çıkması için sık sık uyardık o da öyle yapıyor.Merdivenden inip çıkmayı oyun haline getirmedi bu bizi mutlu etti.Kapı yapmayı biraz erteledik ama bu arada inşallah bir kaza olmaz.Ama merdiven korkuluklarına branda gibi bir şey takmak gerekecek,yukardan ayaklarını salındırırken yakaladık bir kere.Allah korusun çok uğraşsa vücudunu da geçirir ordan.

Ahmet Tuna bu ay itibariyle 2 buçuk yaşında olacak, kocaman çocuk oldu. Artık kendi odasında ve kendi yatağında uyuyor.İngilizce kelimeler öğrenmeye başladı,daha önce ki posta pumpkin’i anlatmıştım. Daha çok kelime ekledi,bizde nesnelerin İngilizcesini söylüyoruz özellikle eşimle karşılıklı çalışıyorlar.Sonra öğrendiği nesneyi gördüğünde önce Türkçe sonra İngilizce söylüyor .Öğrendiği kelimeler; Kutu- box /  balık-fish / fil- Elephant / Kedi – Cat /Köpek-Dog / Elma – Apple / Kabak- Pumpkin . Öğretmeye çalıştığımız başka kelimeler var ama henüz aktif kullanamıyor onları.Yada hatırlayamıyor.Bu sıralar pek ilgilenemiyorum diye çok üzülüyorum aslında,toplanma,taşınma,yerleşme derken onuda ihmal ettim biraz.Akşamları da çok verimli olmuyor, bir hafta sonu var onda da yaptığımız aktivite oyun oynamak,ve oyuncak hikayesi izlemek. Oysa ki aktivite kutusu aldım Bardabas’tan, 2 tane kutuya hiç bakamadık nerdeyse. www.bardabas.com . Evimize tam yerleşelim daha çok ilgilenebilmeyi umuyorum.

Bardabas aktivite kutusundan biraz bahsetmek istiyorum,bir arkadaşım bahsetmişti o da bir arkadaşından duymuş ama denememiş bende Ahmet Tuna için aldım,3 aylık abone olduk.Her ay bir tema oluyor ve çocuğun yaşına göre bir kutu hazırlıyorlar.Tema için hangi malzeme gerekiyorsa kutuya tüm malzemeleri koyuyorlar.Böylece kırtasiyeye gidip ne lazım diye aramamış oluyorsunuzAhmet Tuna kesip yapıştırmayı çok sevdiği için her şeyi kendim yapıcam diyor ama tabi beraber yapıyoruz. Güzel bir hediye olabilir deneyebilirsiniz.Tavsiye ederim.
 
Son olarak eski evden taşınmadan önce Ahmet Tuna’nın annemlerin karşı komşusunun bahçesinde gördüğü bal kabağını namı diğer pumpkin’i bahçeden alıp ağız,burun,göz yapma hayallerini gerçekleştirdik,tamda Ahmet Tuna’ya göre bir kabaktı çok da güzel oldu.İçine de mum koyduk,İpad’te  izlediği pumpkin’in aynısı oldu. İşte fotoğrafları.
 
Benim bal kabağım
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...